
Robot Nöbetçi Göreve Hazır
Mart 15th, 2010Robot Nöbetçi Göreve Hazır
**Yüksel Savunma A.Ş. (YSS), Nöbetçi Silah Platformunda InfoDif Görüntü İşleme Platformunu altyapı olarak kullanmış ve bu sayede geliştirdikleri yazılıma bir çok kabiliyet ekleme fırsatı bulmuştur. Teslim sonrası YSS’nin sistem hakimiyeti ve kendi isteklerine göre Görüntü İşleme Platformu’nda değişiklik yapma kabiliyetleri korunmuş ve Nöbetçi’nin bağımsız bir ürün olarak yola devam edebilmesi için gereken tüm altyapı sağlanmıştır. InfoDif olarak YSS’yi bu başarılı çalışmalarından dolayı kutlar ve çıktıkları yolda önlerinin açık olmasını dileriz. Bu yolda desteğimiz ve tüm bilgi birikimimizle her zaman yanlarında olmayı istiyoruz. Nöbetçi Platformu 15 Mart 2010 tarihinde Ntvmsnbc, Hürriyet Gazetesi ve Milliyet Gazetesinde yer almıştır, ilgili yazıları aşağıda iletmeye çalıştık.
Robot nöbetçi göreve hazır
Bilim-kurgu filmlerinde görmeye alıştığımız teknolojiye sahip silah sistemi olan robot nöbetçi karakollarda nöbet tutmaya hazır hale geldi.

Uzaktan kumandalı robot Nöbetçi, savunma sanayinde gerçekleştirdiği önemli projelerle dikkat çeken Yüksel Savunma Sistemleri A.Ş. tarafından iki yıllık bir teknoloji geliştirme projesi kapsamında özgün tasarım yetenekleri ile geliştirildi.
Nöbetçi, kışlalarda nöbetçilerin daha emniyetli bir noktadan çevreyi gözetlemesine ve ateşli saldırıya karşılık vermesine olanak sağlayan bir ”Uzaktan Komutalı Gözetleme ve Atış Platformu”.
İki yıl önce savunma sanayine adımını atan Yüksel Savunma Sistemleri A.Ş.nin terörle mücadele kapsamında kullanılması öngörüsüyle geliştirdiği Nöbetçi, atış testlerini başarıyla tamamladı.
Testlerde tüm hedefleri yüzde 100 bir isabet oranı ile vuran nöbetçi, teröristler tarafından açılan baskın ateşlerinde Mehmetçiklerin zarar görmesini önleyecek. Gözetlediği bölgedeki tüm hareketli nesneleri, hiç kaçırmadan tespit eden ve namluları ile takip eden Nöbetçi sistemi üzerinde termal kamera, elektro-optik kamera sensörleri ve lazerli mesafe ölçme cihazı bulunuyor.
Zırhlı araçların silah kulesi olarak da kullanılabilecek bir sistem olan Nöbetçi, arazide tespit ettiği hedeflerin tamamını çok büyük bir süratle, otomatik olarak arka arkaya ateş altına alabilecek bir özelliğe sahip bulunuyor.
500 mermi kapasitesi ile Nöbetçinin tespit ettiği hedeflerin kurtuluş şansı bulunmuyor.
Devamını Oku: Robot Nöbetçi Göreve Hazır »
Yüksel Savunma A.Ş. ( YSS ) Nöbetçi Platformu’nda InfoDif Görüntü İşleme Platformunu Seçti
Mart 15th, 2010**Yüksel Savunma A.Ş. (YSS), Nöbetçi Silah Platformunda InfoDif Görüntü İşleme Platformunu altyapı olarak kullanmış ve bu sayede geliştirdikleri yazılıma bir çok kabiliyet ekleme fırsatı bulmuştur. Teslim sonrası YSS’nin sistem hakimiyeti ve kendi isteklerine göre Görüntü İşleme Platformu’nda değişiklik yapma kabiliyetleri korunmuş ve Nöbetçi’nin bağımsız bir ürün olarak yola devam edebilmesi için gereken tüm altyapı sağlanmıştır. InfoDif olarak YSS’yi bu başarılı çalışmalarından dolayı kutlar ve çıktıkları yolda önlerinin açık olmasını dileriz. Bu yolda desteğimiz ve tüm bilgi birikimimizle her zaman yanlarında olmayı istiyoruz. Nöbetçi Platformu MSI Dergisi Aralık 2009 sayısında kapakta yer almıştır, ilgili yazıyı meraklılara aşağıda iletmeye çalıştık.
YÜKSEL SAVUNMA YENİ SİLAH PLATFORMUYLA YÜKSELİYOR…
Yüksel Savunma A.Ş. (YSS), özgün savunma sistemleri tasarlamak ve üretmek üzere yola çıkan ve özellikle son iki yılda adından sıkça söz ettiren genç bir şirketimiz. ODTÜ-MET(Teknokent) şirketlerinden olan YSS’in kadrosunda, savunma sektöründe uzun yıllardır çalışan deneyimli, uzman mühendislerden oluşan bir mühendislik ve tasarım ekibi var. Bugüne kadar iki adet uzaktan komutalı silah platformu üretmiş olan bu ekip, silah platformları konusunda büyük bir deneyim kazanmış durumda. Bugünlerde, daha önceki sayılarımızda sizlere uzaktan komutalı silah platformlarının, geliştirip ürettikleri yeni versiyonunu test etmeye hazırlanan ekip, araç üstüne monte edilecek bir kulenin tasarım ve üretim çalışmalarını da sürdürüyor.
Özellikle son yıllarda; sınır güvenliği ve anayurt güvenliği gibi kavramlar, terör tehdidi altında bulunan coğrafyalar başta olmak üzere, neredeyse tüm dünya devletlerinin gündeminde üst sıraları işgal ediyor. Bu durum, en küçüğünden en büyüğüne kadar savunma sektöründe faaliyet gösteren neredeyse bütün firmaları , bu tehdide cevap olabilecek teknoloji yoğun savunma sistemleri tasarımı ve üretimine yönlendirmiş durumda.
Pek çok alanda teknoloji transferi dönemini çoktan kapatan Türk Savunma Sanayisi de artık kendi tasarımları üzerinden kendi özgün ürünlerini geliştiriyor. Tasarım ve Ar-Ge’ye yönelerek ortaya gelişmiş savunma sistemleri çıkartan firmalarımızın bu çalışmalarının en önemli sonuçlarından biri de Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)’nın harp silah, araç gereç ihtiyaçlarının giderek daha da artan bir oranla yurt içinde karşılanması oluyor.
Karakol Baskınlarına Son

Çalışmalarını bu doğrultuda yürüten YSS de uzaktan komutalı silah platformu geliştirme çalışmalarına başladığında, özellikle bir baskın yaşanması durumunda, karakollarda görev yapan nöbetçilerin açılan ilk ateşe maruz kalmamasını ve daha emniyetli bir bölgede nöbet tutmasını hedefliyordu. Ülkenin dört bir yanında, sarp ve dağlık arazilerde hizmet yapan vatan evlatlarının, teröristlerle girişilen silahlı çatışmalarda üstünlük sağlamasına karşın, kayıpların büyük bölümünün açılan ilk terörist ateşinde verilmesi nedeniyle böyle bir proje üzerinde çalışmaya başlanmıştı. YSS, bu soruna çözüm olacağına inandığı uzaktan komutalı silah platformunun yeni ve daha da geliştirilmiş versiyonunun entegrasyon çalışmalarını da tamamlamış durumda. Test aşamasınında geçilmesinden sonra, önümüzdeki aylarda TSK’ya çeşitli gösterimler yapılması bekleniyor.
YSS, emsallerinden tamamen farklı yapıda ve farklı yeteneklere sahip olan yeni silah platformunu da; gövde tasarımından elektfonik aksama, görüntü işleme yazılımından mekanik özelliklere kadar her şeyi sınır, karakol ve kışla güvenliği öncelikleri dikkate alarak tasarladı.
Sistem Gelişime Açık
Yeni sistem iki ana unsurdan oluşuyor. Gözetleme ve atış birimi [GAB], operatör kontrol birimi [OKB], GAB’ın üzerinde, yatayda 350° ve dikeyde de 75° (+55°/-20°)’lik açılarla hareket edebilen bir platform üzerine monte edilmiş, biri makineli olmak üzere iki adet piyade tüfeği, biri termal ve elektro-optik olmak üzere iki adet kamera ve lazer mesafe bulucu mevcut. Platformun hareket açıları kullanıcı gereksinimleri doğrultusunda değiştirilebileceği gibi halihazırda her ikisi de 7,62 mm çapındaki PKMS ve AK-47 ikilisinin kullanıldığı sisteme, birlik deposunda bulunan herhangi bir PKMS veya AK-47’yi monte etmek mümkün.

Grip Vakalarında Yüksek Ateşi Görüntü İsleme İle Algılama
Ekim 29th, 2009Raporlanmış vaka sayısı artmaya devam ettikçe, Domuz Gribi küresel bir sorun haline geldi. Greg Blackman domuz gribine bağlı olarak artan bir ihtiyaç olan ateş ölçümünü termal görüntüleme kullanarak başarmanın yollarını arıyor.
Meksika’da başlamasıyla, domuz gribi tüm dünyaya yayıldı. Dünya Sağlık Örgütü(WHO) 11 Haziran 2009 tarihinde salgın olarak ilan etti. 31 Temmuz 2009’da Dünya Sağlık Örgütü’nün raporlarına göre 168 ülke ve deniz aşırı bölgede en az bir laboratuvar, bir H1N1 2009 stren içeren vaka ve toplamda 162,380 vaka bildirildi.

Havaalanlarında termal ateş taraması, ilk olarak 2002-3 SARS salgını sırasında kullanıldı, ve hala domuz gribi için yollucuların taranmasında kullanılıyor. Görüntü Flir’den alınmıştır.
Devamını Oku: Grip Vakalarında Yüksek Ateşi Görüntü İsleme İle Algılama »
Otonom Yer Savunma Sistemleri
Ekim 19th, 2009
El kontrollü robot sistemleri savaş meydanlarında keşif, bomba tespit ve imha görevlerinde sayısız görevi başarıyla yerine getirdiler. Bir süre bu şekilde devam edeceği öngörülse de robot üreticleri geleceğin bir sonraki nesil robotları için şimdiden çalışmalarına başladılar. Birleşik Devletler ordusuna robot sağlayan önde gelen bir firmanın kurucusu, robotik araç beklentilerinde uzaktan kontrollü robotların yanında otonom özelliklerin de olması yönünde bir yönelimin olduğunu belirtiyor ve yarı otomatik ve otonom insansız yer araçlarında (UGV- Unmanned Ground Vehicles) en fazla talebi aldıklarını ekliyor. Bazı firmalar ise maliyetten kazanma amacıyla insan kontrollü araçlara otonom özelliği kazandıracak modülleri geliştirmekteler. Bu firmalar bu tür çözümlerin ucuz olmasının yanında insan kontrollü özelliklerinin modül eklense bile kaybolmadığını belirtmekteler.

Otonom robot olarak geliştirilen 6 ayaklı MULE (Multifunction Utility/Logistics Equipment Vehicle) saatte 30-40 km hıza çıkıp yalaşık 860 kilogramlık yük taşıyabilmekte. 6 ayağı sayesinde arazideki çukurları kolaylıkla geçip tırmanışlar yapabilen MULE’nin taşıma, kuşatma ve anti-mayın olmak üzere 3 modu bulunmakta. Üreticinin insansız araçlar yetkilisi aracın, bir adet Javelin füzesi, M240 otamatik silahı ve orta mesafeli elektro-optik ve kızılötesi algılayıcılarla donatılabileceğini belirtmekte. Mule tasarlanırken otonom işletim şekli olarak askerlerden gelen radyo sinyali takip edecek ya da dah öncede belirlenmiş bir rotayı takip edecek şekilde tasarlanmış. Bunun yanında askerler el kontrol cihazları ile aracın rotasında değişiklik yapabilme olanağına da sahipler.
Devamını Oku: Otonom Yer Savunma Sistemleri »
Akıllı Güvenlik Sistemleri ve Görüntü İşleme Tekniği
Eylül 30th, 2009Şirket kurucumuz Sn. Kerem ÇALIŞKAN’ın Temmuz 2008 tarihli Popüler Bilim dergisinde yayımlanan yazısı…
Görüntü işleme; dijital olarak alınan görüntülerin işlenerek özelliklerinin ve yapılarının değiştirilmesini, geliştirilmesini ve bu görüntüler vasıtasıyla analizlerin yapılmasını sağlayan teknolojidir.

Akıllı Görüntü İşleme Sistemleri
Kerem Çalışkan
Bilgisayar Yüksek Mühendisi
Görüntü işleme; dijital olarak alınan görüntülerin işlenerek özelliklerinin ve yapılarının değiştirilmesini, geliştirilmesini ve bu görüntüler vasıtasıyla analizlerin yapılmasını sağlayan teknolojidir. Modern teknoloji, herhangi bir görüntünün(fotoğraf ya da video) girdi olarak kullanılarak istenilen özellikte bir başka görüntünün ya da girdi olarak kullanılan görüntü ile ilgili verilerin elde edilmesini mümkün kılmaktadır. Görüntü işleme ile bir görüntünün rengi, parlaklığı, boyutu, yapısı gibi özellikleri uygun yazılımlar kullanılarak değiştirilebilir, geliştirilebilir ve analiz edilebilir.
Bu yazılımlar, dijital ortama aktarılan görüntülerdeki bozuklukların giderilmesi ve daha kaliteli görüntü almak için kullanılabileceği gibi nesnelerin tanımlanması, hareketli ve hareketsiz nesnelerin ayrıştırılması gibi bir çok amaç için de kullanılabilir. Farklı formatlarda görüntülerin kullanıldığı her sektöre uygun çözümlerin üretilmesini sağlayan görüntü işleme; güvenlikten astronomiye, savunma sanayiinden kalite kontrolüne kadar sayısız alanda kullanılabilir. Devamını Oku: Akıllı Güvenlik Sistemleri ve Görüntü İşleme Tekniği »
Görüntü İşlemede Farklı Kameralar İle Çalışabilmek
Temmuz 29th, 2009Yıkıcı teknoloji yoluyla yeni pazar dilimi oluşturuldugunda, bundan en çok etkilenen alan yüksek teknoloji sektorüdür. Rakip şirketler eger birlikte çalışırlarsa daha çok kazanabilirler ve böylece standartlar da belirlenebilir. 28 şirketin temsil eden GenICam topluluğu yeni bilgisayarla görüş standartlarını oluşturmak için çalışmaktadır. GenICam kısaltması kameralar için genel arayüz cümlesinin kısaltmasıdır (GENeric Interface for CAMera) bazen GenIcam veya Gencam olarak da yazılmaktadır.

GenICam fikri 2005 yılında oluşturulmuştur. İlk amaç, her türlü kamera için kamera programlama arayüzünü standartlaştımaktı. Örnegin, var olan bağlanabilme, görüntü yakalama standartları Camera link, FireWire, ve GigE vision’u dur. Bu bağlanabilme şekilleri görüntü işleme yazılımına kamera ile nasıl bağlantı kurabilecegini ve veri transferinin nasıl yapılacagını belirler. Her şirketin kendine göre kamera özelliklerini sunma şekli vardır. Bu durumda müşteriler bir sistemden diğerine geçmek istediklerinde büyük bir değişiklik yaşamak zorunda kalırlar. Standart geliştiricilerinin bu sorunu çözebilmek için her kameranın aynı şekilde sunulması saglayabilmek için bir çözüm yolu bulabilmesi gerekir.

Infodif GenICam standartları çalışma grubu üyesidir.
Devamını Oku: Görüntü İşlemede Farklı Kameralar İle Çalışabilmek »
Akıllı Kameralar ve DSP, FPGA ile Görüntü İşleme
Temmuz 8th, 2009Bütünleşik video analizleri ile akıllı kameralarının gözetleme uygulamalarında nasıl kullanıldığı hakkındaki başlangıç araştırmamız. Görüntü işleme kullanarak büyük ve kalabalık alanlarda gözetleme yapmak için sabit gözetleme sahası ve çok sayıda kameraya ihtiyaç duyulur. Örneğin tren garları veya havalimanlarında. Görüntü işleme ve görüş sistemleri belirli hareketleri ayırt edebilir veya otomatik olarak kişileri ya da araçları karmaşık görüntülerde izleyebilirler, suç unsuru taşıyan kişileri analiz edebilmek için işaretleyebilir ya da gözden kaybolmasına seyredebilirler.

InfoDif çalışmalarında mümkün mertebe IP tabanlı kameralardansa karmaşık video analizli kameralara dogru yönlenmektedir. Smart camera olarak adlandırılan bu sistemler veya DSP – FPGA kökenli kendi video analizi / görüntü işleme yazılımlarımızı çalıştırabileceğimiz kartlar kullanarak görüntüyü merkeze iletmeden işlemek için çalışmalar yapıyoruz. PC üzerinde çalışan karmaşık video işlemlerinde PC tabanlı analizler yaparken devamlı video akışına ihtiyaç duyulur bu ihtiyaç gerekli olan bant genişligi miktarını arttırır oysa bizim hedefimiz bu iletişimi minimuma indirgeyip yapılacak otomatik görüntü işleme ve video analizi operasyonunun kamera tarafına kaymasını sağlamaktır. Bütünleşik analiz içeren kameralar sistemdeki bant genişliği kullanımını düşürerek, çok sayıda kameranın bir ağa bağlanmasına izin verir. Bu ayrıca yeni nesil kablosuz sistemleri ( 3G, 4G – WiMax gibi) en rahat şekilde kullanıp yeni nesil surveillance sistemleri geliştirmemize olanak verecektir. Kamera üreticileri çok karmaşık analizleri PC’ye aktarmadan tamamlamak için sistem mühendisliği üzerine yogunlaşmış durumdalar ki InfoDif bu konuda eldeki kameraların da kullanabileceği altyapılara odaklanmaya çalışmaktadır.
Devamını Oku: Akıllı Kameralar ve DSP, FPGA ile Görüntü İşleme »
Trafik Takip Sistemleri
Temmuz 4th, 2009Bir çok insan canını trafik kazalarıyla kaybetmesinin önüne geçmek için konulan trafik kuralları maalesef yetersiz takip sonucu insanlar tarafından kimi zaman uygulanmıyor. Takip edilememesinin en büyük sebebi yeterli insan gücünü bu takip işine verilmesinin hem maliyetli olması hem de insan faktörünün hatalara daha açık olmasıdır. Bu noktada hayatımızı farklı yönlerden kolaylaştıran makineler bu sorunu ortadan kaldırmak için de uygunlardır. Makinelere ne gördüklerini anlatabildiğimiz yani bu yönde programlar geliştirdikçe trafik takip ve benzeri bir çok işi kararlı bir şekilde yerine getirebilmekteler.
Kameralarla trafik çeşitli şekillerde denetlenebilmekte bunun yanında bazı ek işlevler de yerine getirilebilmektedir:
Yüksek Hız Tespit Sistemleri
Bu sistemlerde aracın hızı algılayıcılar ile belirlenmekte, aracın hızı belirlenen değerin üzerine çıktığında aracın fotoğrafı çekilmektedir. Çekilen fotoğraf otomatik olarak sinyal işleme yani görüntü işleme sisteminden geçerek önce plakası sonra sürücü bilgileri ve araç ruhsat bilgileri veritabanından elde edilmektedir. Bazı sistemlerde algıyacı yerine aralarında fazlaca mesafe bulanan farklı iki konuma yerleştirilen kameralar ile plakalar tanınmakta, ortalama süre ve mesafe bilgisinden aracın hız bilgisi elde edilmektedir.
Kırmızı Işık İhlalinin Tespiti
Kırmızı ışık ihlalinin tespiti için geliştirilen sistemi yüksek hız tespit sisteminden farklı olarak fotoğraf çekmesi için gereken sinyal hız algılayıcılardan değil trafik lambasının o anki renk bilgisini taşıyan sinyal ile kırmızı ışık çizgisinin geçilip geçilmediğini kontrol eden algılayıcı sinyalinin işlenmesi ile elde edilir.

Devamını Oku: Trafik Takip Sistemleri »
Görüntü İşleme Amacıyla Optik Algılayıcı – Kamera Seçiminde Önemli Faktörler
Haziran 24th, 2009Görüntü İşleme Amacıyla Optik Algılayıcı – Kamera Seçiminde Önemli Faktörler
Bilgisayarlı görme günümüzde robotik, çokluortam ve güvenlik sistemleri gibi görüntü işleme kullanılan benzeri alanlarda önemli bir yere sahiptir. Nesnelerin doğru şekillerde, doğru renklerde algılanabilmesi ise görüntü işleme yapacak sistemlerin daha doğrusu makinelerin gözü diyebileceğimiz kamera sistemlerine bağlıdır. Kameralar bir sistemdir, hatta bilinen en karmaşık sistemlerden birisidir. İç yapılarında doğru odaklamayı ve istenilen yakınlaştırmayı yapan mercekler onu onları hareket ettiren piezoelektrik gibi malzemelerle üretilmiş hassas motorlar, alınan renk bilgisini elektirik sinyale dönüştüren ve kameranın kalbi diyebileceğimiz ALGILAYICILAR (Sensörler) ve alınan sinyali analogdan dijitale çeviren ADC’ler (Analog to Digital Converters) barındırırlar.
Algılayıcılar kamera sistemlerinin kalbidir, çünkü görüntüyü yani ışığı veriye dönüştürme işi bunlara verilmiştir. Merceklerden geçen fotonlar algılayıcıların üzerine düşerek bıraktıkları enerji elektriksel sinyallere çevrilir. Bu işi gerçekleştirmek için piyasada kullananılan iki çözüm vardır: CCD (Charged Couple Device) ve CMOS (Complementary Metal Oxide Semiconductor) algılayıcılar. Her iki çözümün çeşitli avantajları ve dezavantajları vardır. İkisi arasında seçim yapılması gerekirse önemli olan algılayıcının ne olduğu değil, kullanım amacına uygun olup olmadığıdır. Uygulamalar teknolojiden çok doğru seçimi gerektirir.
Devamını Oku: Görüntü İşleme Amacıyla Optik Algılayıcı – Kamera Seçiminde Önemli Faktörler »
Araştırmacıların sınır ihlallerine çözümleri
Mayıs 1st, 2009
Hacettepe Üniversitesi Teknoparkı bünyesinde, görüntüleme sektöründe tecrübeli genç araştırmacıların kurduğu InfoDif firması, “Sınır ihlalleri ve medikal görüntüleme“ projelerinde geliştirdiği yeni nesil çözümlerle göz dolduruyor.
Firmanın geliştirdiği yapay zekalı yeni yazılım, çok uzak mesafeden tehdidi algılamayı mümkün kılarken, kamufle olmuş ve neredeyse hareketsiz tehditleri bile algılayabilme özelliği gösteriyor.
Yazılım, saniyede 100 çerçeve işleyebilen, kar, sis gibi doğa olaylarını görüntüden temizleme özelliğiyle yurt dışındaki rakiplerine üstünlük sağlıyor.
İşlemci teknolojilerinin önde gelen firmalarından Intel`in desteklediği InfoDif, medikal görüntülemede dünyanın en büyük firmalarıyla da rekabete hazırlanıyor.
InfoDif firması Genel Müdürü Kerem Çalışkan, iki yıl önce kurulan firmalarının medikal görüntüleme ve savunma sektörü için gözetleme ve gözlemleme alanlarında faaliyetler yürüttüğünü anlattı.
Yeni bir firma olmalarına karşın çalışanların 10 yılın üzerinde sektörel deneyimleri ve devam eden akademik çalışmalarının bulunduğunu dile getiren Çalışkan, firmanın Ar-Ge faaliyetlerinin Intel firmasınca desteklendiğini söyledi.
Görüntü işleme yazılımlarının geliştirilmesi aşamasında konusunda uzman pek çok akademisyenden de destek aldıklarını ifade eden Çalışkan, “Bu nedenle geliştirdikleri yazılımın piyasadaki görüntü işleme yazılımlarına göre 5 kata varan hız farkı ortaya koyduğunu“ belirtti.
Devamını Oku: Araştırmacıların sınır ihlallerine çözümleri »


